BİY

4 Şubat 2009 Çarşamba

Türk Futbolu vs Rus Futbolu


2000 senesinde Galatasaray UEFA Kupası'nı kazandıktan sonra Türk takımları Avrupa kupalarına daha farklı bakmaya başladılar. Artık Avrupa kupalarına katılan takımlar, ciddi ciddi final hedefleyerek, yola çıkıyorlardı. 2002 Dünya Kupası'nda hiç bir Avrupa takımı ile karşılaşmadan(!) elde ettiğimiz 3.lükten sonra, 6 yıllık süreçte sadece Beşiktaş'ın bir kez UEFA Kupası'nda çeyrek finale ulaşabildiğine şahit olduk. 2008'e gelindiğinde ise Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynarken Milli Takımımızda efsanevi maçların sonucunda EURO 2008'de yarı finale ulaştı.

Karadeniz'in güney kıyısında bunlar olurken kuzeyinde de bir takım kıpırdanmalar ufak ufak başladı. Özellikle Rus işadamlarının futbol takımlarına yatırım yapmaya başlamasıyla, Rus takımları Avrupa kupalarında başarılar elde etmeye başladılar. İlk önce Lokomotiv Moskova takımı Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkma başarısı gösterdi. Sonra 2005'te CSKA Moskova, teoride tarafsız sahada praktikte deplasmanda, Sporting Lizbon'u yenerek UEFA Kupası'na uzandı. 2 sene üst üste Sevilla UEFA Kupası'nı kazandıktan sonra, 2008 yılında Zenith St. Petersburg aynı başarıya ulaştı. Rus Milli Takımı da EURO 2008'de yarı final oynayarak önemli bir başarı elde etti.

Rus takımları özellikle UEFA'da hep bir yerlere gelirken, bizim takımlarımızın başarısı bir türlü sürdürülebilir olamadı. Ruslar belli bir çıtayı tutturmuşlarken, bizim çeyrek final oynayan takımımız ertesi sene aynı turnuvadan galibiyet alamadan elendi. Peki neden böyle oldu ? Rusların bizden daha fazla parası olduğu için mi ? Yoksa onlar planlı programlı hareket ettikleri için mi ? İkincisi akla daha mantıklı geliyor sanki.

Rus takımlarının finansal imkanlarının, bizim takımlarımızdan daha iyi olduğunu yadsımıyorum. Fakat ne olursa olsun, bu takımlar bu bu başarılara ulaşırken Rus futbolcuların katkısı inkar edilemez. CSKA Moskova her ne kadar Vagner Love gibi bir futbolcuya sahip olsa da Akinfeev, Zhirkov, Berezutski gibi oyuncuların elde edilen başarılara önemli ölçüde katkı sağladığı bir gerçek. Zenith'te Arshavin ve Pogrebnyak'ın olduğu gibi. 23 futbolcusunu 22'sinin Rusya'da oynayan Rus Milli Takımı'nın EURO 2008'de elde ettiği başarı da ortada.

Sonuç olarak; parasal anlamda çok iyi durumda olmalarından dolayı bizim takımlarımıza örnek göstermek, ilk etapta yanlış gibi gözükse de aslında Rusların son yıllardaki çıkışı 2 sene üst üste aynı hocayla çalışmayı İSTİKRAR olarak gören kulüp yöneticilerine çok iyi bir örnek teşkil ediyor. Bizim kulüplerimizi yönetenler ne zaman 3-4 senelik plan program çerçevesinde hareket ederlerse işte o zaman Türk futbolu gerçekten ilerleme kaydedecektir.

3 yorum:

JJShamrock dedi ki...

Güzel bir analiz.Eline sağlık.

ornitorenk dedi ki...

2000-2001'de galatasaray'ın da bir şampiyonlar ligi çeyrek finali var. gözden kaçmış sanırım.

efe dedi ki...

yazı tipi çok itici,emin olun yazıyı okurken zorlandım,

tavsiyem tahoma.